top of page

Uluslararası Ticaret Hukukunda Sözleşmeler: Riskler ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

avburcucanik
24 Ağu
4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 27 Ağu

Uluslararası ticaret, farklı ülkelerde bulunan gerçek ve tüzel kişiler arasında gerçekleştirilen mal ve hizmet alışverişlerini kapsayan geniş bir faaliyet alanıdır. Tarafların farklı hukuk sistemlerine tabi olması, farklı para birimlerinin kullanılması, taşıma ve teslim süreçleri ile uyuşmazlıkların birden fazla ülkeyi ilgilendirebilmesi, uluslararası ticari ilişkileri iç piyasa işlemlerine kıyasla daha karmaşık hale getirmektedir.

Bu nedenle uluslararası ticaret sözleşmelerinin, tarafların ticari beklentilerini açıkça ortaya koyacak ve olası uyuşmazlıkları mümkün olduğunca önleyecek şekilde hazırlanması önem taşır.


Close-up view of a legal document with a pen


Uluslararası Ticaret Hukuku Nedir?

Uluslararası ticaret hukuku, farklı ülkelerde bulunan taraflar arasındaki ticari ilişkilerde uygulanabilecek ulusal ve uluslararası hukuk kurallarını kapsar.

Uluslararası mal satımı, dağıtım, acentelik, taşıma, lojistik, lisanslama, franchising ve çeşitli hizmet ilişkileri bu alan kapsamında değerlendirilebilir.

Tarafların farklı ülkelerde bulunması nedeniyle yalnızca sözleşme hükümleri değil, uygulanacak hukuk, milletlerarası anlaşmalar, gümrük mevzuatı, vergi düzenlemeleri, yaptırımlar ve uyuşmazlık çözüm mekanizmaları da ticari ilişkinin hukuki yapısını etkileyebilir.


Uluslararası Ticaret Sözleşmelerinde Sözleşme Serbestisi

Uluslararası ticari ilişkilerin temel prensiplerinden biri sözleşme serbestisidir. Taraflar, emredici hukuk kuralları ve kamu düzenine ilişkin sınırlamalar saklı kalmak üzere, ticari ilişkilerinin koşullarını büyük ölçüde kendileri belirleyebilir.

Ancak özellikle farklı hukuk sistemlerine tabi şirketler arasında yapılan sözleşmelerde yalnızca ticari şartların belirlenmesi yeterli değildir.

Sözleşmede;

  • tarafların hak ve yükümlülükleri,

  • mal veya hizmetin kapsamı,

  • fiyat ve ödeme koşulları,

  • teslim şekli,

  • riskin hangi aşamada geçtiği,

  • uygulanacak hukuk,

  • uyuşmazlık çözüm yöntemi

açık ve mümkün olduğunca tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlenmelidir.


Uluslararası Ticaret Sözleşmelerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar


1. Tarafların ve Sözleşme Konusunun Açıkça Belirlenmesi

Sözleşmenin tarafı olan şirketlerin ticaret unvanları, adresleri ve gerekli şirket bilgileri doğru şekilde belirtilmelidir.

Sözleşmeye konu mal veya hizmetin niteliği, miktarı, teknik özellikleri, kalite standartları ve varsa kabul kriterleri de açıkça düzenlenmelidir.

Özellikle teknik ürünlerin veya yüksek hacimli ticari malların satışında ürün özelliklerinin ek teknik dokümanlarla belirlenmesi ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.


2. Fiyat ve Ödeme Koşulları

Uluslararası ticari işlemlerde ödeme koşulları tarafların en önemli risk alanlarından biridir.

Sözleşmede;

  • sözleşme bedeli,

  • ödeme para birimi,

  • ödeme tarihi,

  • ödeme yöntemi,

  • banka masraflarının hangi tarafa ait olduğu,

  • gecikme halinde uygulanacak hükümler

açıkça belirlenmelidir.

Uluslararası ticarette peşin ödeme, mal mukabili ödeme, vesaik mukabili ödeme ve akreditif gibi farklı ödeme yöntemleri kullanılabilir. Tercih edilecek yöntemin, tarafların ticari ilişkisi ve işlemdeki risk dağılımı dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.

3. Teslim Şekli ve Incoterms Kuralları

Mal satışlarında teslimat şartlarının yalnızca "satıcının teslimi" veya "alıcının deposuna teslim" gibi genel ifadelerle düzenlenmesi yeterli olmayabilir.

Uluslararası ticarette teslimat, taşıma masrafları, sigorta, ihracat ve ithalat işlemleri ile hasar riskinin hangi aşamada taraflar arasında geçtiğinin belirlenmesi amacıyla Incoterms kurallarından yararlanılmaktadır.

EXW, FCA, FOB, CIF, CPT ve DDP gibi teslim şekilleri taraflar açısından farklı yükümlülükler doğurur.

Bu nedenle sözleşmede kullanılacak Incoterms kuralının yanı sıra teslim yeri veya limanının da açıkça belirtilmesi önem taşır.


Uygulanacak Hukukun Belirlenmesi

Uluslararası ticaret sözleşmelerinde en önemli hükümlerden biri uygulanacak hukuk maddesidir.

Örneğin Türkiye'deki bir şirket ile Almanya'daki bir şirket arasında yapılan sözleşmede, uyuşmazlık çıktığında hangi ülke hukukunun uygulanacağı önceden belirlenmemişse karmaşık kanunlar ihtilafı sorunları ortaya çıkabilir.

Bu nedenle tarafların sözleşmeye; "İşbu sözleşme Türk hukukuna tabidir." veya tarafların üzerinde anlaşacağı başka bir hukuk sistemini belirleyen açık bir hüküm koymaları mümkündür.

Uluslararası mal satışlarında ayrıca Birleşmiş Milletler Uluslararası Mal Satım Sözleşmeleri Hakkında Antlaşması'nın (CISG) uygulanıp uygulanmayacağının da değerlendirilmesi gerekir.


Uyuşmazlıkların Çözümü

Uluslararası ticaret sözleşmesinin hazırlanması sırasında yalnızca ticari ilişkinin nasıl yürütüleceğinin değil, ilişkinin bozulması halinde uyuşmazlığın nasıl çözüleceğinin de belirlenmesi gerekir.

Taraflar uyuşmazlıkların çözümü için devlet mahkemelerini veya tahkimi tercih edebilir.

Mahkemelerin Yetkili Kılınması

Taraflar belirli bir ülkenin veya belirli bir yer mahkemelerinin uyuşmazlıklarda yetkili olmasını kararlaştırabilir.

Ancak farklı ülkelerde bulunan taraflar açısından yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi gibi ilave hukuki süreçlerin ortaya çıkabileceği dikkate alınmalıdır.

Uluslararası Tahkim

Uluslararası ticari uyuşmazlıklarda sıklıkla tercih edilen yöntemlerden biri tahkimdir.

Tahkim şartında;

  • tahkim kurumu,

  • tahkim yeri,

  • uygulanacak tahkim kuralları,

  • hakem sayısı,

  • tahkim dili

gibi konuların açıkça belirlenmesi önemlidir.

Eksik veya çelişkili şekilde hazırlanan tahkim hükümleri, uyuşmazlık ortaya çıktığında ayrıca yetki tartışmalarına neden olabilir.


Mücbir Sebep ve Beklenmeyen Durumlar

Uluslararası ticaret sözleşmelerinde savaş, doğal afet, salgın, devlet müdahaleleri, ihracat veya ithalat yasakları ve benzeri olağanüstü gelişmeler ticari edimlerin yerine getirilmesini etkileyebilir.

Bu nedenle sözleşmelerde mücbir sebep hükümlerinin kapsamı ayrıntılı şekilde düzenlenmelidir.

Mücbir sebebin ortaya çıkması halinde;

  • diğer tarafa bildirim süresi,

  • yükümlülüklerin askıya alınıp alınmayacağı,

  • sözleşmenin hangi şartlarla sona erdirilebileceği

önceden belirlenebilir.

Uzun süreli sözleşmelerde ekonomik koşulların önemli ölçüde değişmesi ihtimaline karşı uyarlama veya hardship hükümlerine de yer verilmesi değerlendirilebilir.


Uluslararası Ticarette Yaptırımlar ve Mevzuata Uyum

Günümüzde uluslararası ticari sözleşmeler yalnızca özel hukuk açısından değerlendirilmemektedir.

İşlemin niteliğine göre;

  • ihracat kontrolleri,

  • uluslararası ekonomik yaptırımlar,

  • kara para aklamanın önlenmesine ilişkin düzenlemeler,

  • gümrük mevzuatı,

  • rekabet hukuku,

  • kişisel verilerin korunması

gibi farklı mevzuat alanlarının da dikkate alınması gerekebilir.

Özellikle sınır ötesi işlemlerde sözleşmenin imzalanmasından önce tarafların, işlem konusu ürünlerin ve ilgili ülkelerin hukuki açıdan değerlendirilmesi önemli bir risk yönetimi aracıdır.


Uluslararası Ticaret Sözleşmelerinde Hukuki Risk Yönetimi

Uluslararası ticari ilişkilerde iyi hazırlanmış bir sözleşmenin temel amacı yalnızca tarafların anlaşmasını yazılı hale getirmek değildir.

Sözleşme aynı zamanda ticari risklerin önceden tespit edilmesini ve taraflar arasında dengeli şekilde dağıtılmasını sağlar.

Bu nedenle sözleşme hazırlanırken yalnızca fiyat ve teslim koşullarına değil;

  • uygulanacak hukuka,

  • ödeme güvencelerine,

  • teslim ve hasar riskine,

  • garanti ve sorumluluk hükümlerine,

  • sözleşmenin feshi şartlarına,

  • gizlilik yükümlülüklerine,

  • mücbir sebep hükümlerine,

  • uyuşmazlık çözüm mekanizmasına

da bütüncül şekilde yaklaşılması gerekir.


Sonuç


Uluslararası ticaret sözleşmeleri, farklı hukuk sistemleri ve ticari uygulamalar arasında yürütülen iş ilişkilerinin hukuki temelini oluşturur.

Sözleşmenin yalnızca ticari şartları içeren standart bir metin olarak değil, olası hukuki ve ticari riskleri önceden düzenleyen bir risk yönetimi aracı olarak değerlendirilmesi gerekir.

Tarafların yükümlülüklerinin açık şekilde belirlenmesi, uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm yönteminin doğru seçilmesi, teslim ve ödeme şartlarının ayrıntılı şekilde düzenlenmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önemli ölçüde önüne geçebilir.

Uluslararası ticari işlemlerde sözleşmenin işlem özelinde hazırlanması ve ilgili ülkelerin mevzuatı ile uluslararası düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi, ticari ilişkinin güvenli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi açısından önem taşır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page