Uluslararası Ticari Sözleşmeler Nasıl Hazırlanır? Dikkat Edilmesi Gereken Temel Hükümler

Uluslararası ticari sözleşmeler, farklı ülkelerde bulunan kişi veya şirketler arasındaki ticari ilişkinin hukuki çerçevesini belirler. Mal satımı, tedarik, distribütörlük, acentelik, hizmet, lisans ve benzeri ticari ilişkilerde tarafların farklı hukuk sistemlerine tabi olması, sözleşmenin hazırlanmasını daha önemli hale getirir.
Uluslararası bir sözleşmede yalnızca tarafların ticari olarak anlaştıkları fiyat ve teslim koşullarının yazılması yeterli değildir. Uygulanacak hukuk, uyuşmazlığın nerede çözüleceği, ödeme ve teslim şartları, gümrük yükümlülükleri, mücbir sebep ve fesih gibi konuların da açıkça düzenlenmesi gerekir.
Taraflar ve Sözleşmenin Konusu Açıkça Belirlenmelidir
Sözleşmenin taraflarının ticaret unvanları, merkez adresleri ve sözleşmeyi imzalayan kişilerin temsil yetkileri doğru şekilde belirlenmelidir.
Özellikle yabancı şirketlerle yapılan sözleşmelerde sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi temsil etmeye yetkili olup olmadığının kontrol edilmesi önemlidir.
Sözleşmenin konusu da mümkün olduğunca açık olmalıdır. Mal satışında ürünün miktarı, niteliği, teknik özellikleri ve kalite standartları; hizmet sözleşmelerinde ise hizmetin kapsamı ve tarafların yükümlülükleri ayrıntılı olarak belirlenmelidir.
Fiyat ve Ödeme Koşulları
Uluslararası ticari sözleşmelerde ödeme hükümleri en önemli konulardan biridir.
Sözleşmede;
bedelin hangi para birimi üzerinden belirlendiği,
ödemenin ne zaman yapılacağı,
peşin veya vadeli ödeme olup olmadığı,
banka masraflarının hangi tarafa ait olduğu,
gecikme halinde uygulanacak faiz veya yaptırımlar
açıkça düzenlenmelidir.
Uluslararası ticarette akreditif, banka havalesi, mal mukabili veya vesaik mukabili ödeme gibi farklı yöntemler kullanılabildiğinden, seçilen ödeme yönteminin tarafların ticari risklerine uygun olması gerekir.
Teslim Şekli ve Incoterms Kuralları
Uluslararası mal satışlarında teslim şekli, tarafların taşıma ve masraf sorumluluklarının belirlenmesi açısından önemlidir.
Incoterms kuralları, malların hangi noktada teslim edilmiş sayılacağını, taşıma masraflarının kime ait olacağını ve riskin hangi aşamada alıcıya geçeceğini belirlemeye yardımcı olur.
EXW, FOB, CIF ve DDP gibi teslim şekilleri uygulamada sık kullanılmaktadır. Ancak yalnızca teslim şeklinin belirtilmesi yeterli olmayabilir. Teslim yeri ve uygulanacak Incoterms versiyonunun da sözleşmede açıkça yazılması gerekir.
Örneğin “FOB İstanbul, Incoterms 2020” şeklinde daha açık bir düzenleme yapılabilir.
Gümrük ve Vergi Yükümlülükleri
Uluslararası ticari sözleşmelerde gümrük işlemleri de göz önünde bulundurulmalıdır.
İthalat veya ihracat işlemlerini hangi tarafın gerçekleştireceği, taşıma giderlerinin kime ait olduğu ve gümrük vergileri ile diğer mali yükümlülüklerin hangi tarafça karşılanacağı açık şekilde belirlenmelidir.
Özellikle uzun süreli tedarik ilişkilerinde sonradan ortaya çıkabilecek ilave gümrük vergileri, ek mali yükümlülükler veya diğer dış ticaret önlemlerinin maliyetinin hangi tarafça karşılanacağı da sözleşmede düzenlenebilir.
Uygulanacak Hukuk
Uluslararası ticari sözleşmelerde en önemli hükümlerden biri uygulanacak hukuktur.
Taraflar, sözleşmenin hangi ülke hukukuna tabi olacağını kararlaştırabilir. Böyle bir düzenlemenin bulunmaması halinde uyuşmazlık ortaya çıktığında hangi ülke hukukunun uygulanacağı ayrıca belirlenmek zorunda kalabilir.
Bu nedenle sözleşmede açık bir hukuk seçimi yapılması hukuki belirsizliği azaltır.
Örneğin taraflar sözleşmenin Türk hukukuna tabi olacağını kararlaştırabilir.
Ancak uygulanacak hukukun belirlenmesi ile uyuşmazlığın hangi mahkemede çözüleceğinin belirlenmesi aynı şey değildir. Bu iki hususun ayrı ayrı düzenlenmesi gerekir.
Yetkili Mahkeme ve Tahkim
Tarafların uyuşmazlık halinde hangi mahkemeye başvuracağını veya tahkim yoluna gidip gitmeyeceğini sözleşmede önceden belirlemesi önemlidir.
Uluslararası ticari ilişkilerde taraflar belirli bir ülkenin mahkemelerini yetkili kılabileceği gibi tahkim yolunu da tercih edebilir.
Tahkim tercih edilmesi halinde tahkim yeri, tahkim kurumu, hakem sayısı ve tahkim dili gibi konuların açıkça belirlenmesi ileride doğabilecek uyuşmazlıkları azaltır.
CISG'nin Uygulanması
Uluslararası mal satışlarında Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, yani CISG de önem taşıyabilir.
CISG, farklı ülkelerde bulunan taraflar arasındaki belirli mal satışlarına ilişkin ortak kurallar içerir.
Bu nedenle uluslararası bir satım sözleşmesi hazırlanırken yalnızca uygulanacak ulusal hukukun değil, CISG'nin sözleşmeye uygulanıp uygulanmayacağının da değerlendirilmesi gerekir.
Mücbir Sebep ve Beklenmeyen Durumlar
Uluslararası ticarette savaş, doğal afet, salgın, ithalat veya ihracat yasakları, limanların kapanması veya benzeri olağanüstü gelişmeler sözleşmenin ifasını etkileyebilir.
Bu nedenle sözleşmede hangi durumların mücbir sebep kabul edileceği ve böyle bir durumda tarafların hangi yükümlülüklerden geçici veya tamamen kurtulacağı açıkça düzenlenmelidir.
Uzun süreli sözleşmelerde kur, hammadde, enerji veya navlun maliyetlerinde olağanüstü artış gibi durumların taraflar arasında nasıl paylaşılacağı da ayrıca belirlenebilir.
Gizlilik ve Ticari Bilgilerin Korunması
Tarafların sözleşme ilişkisi kapsamında birbirlerine müşteri bilgileri, fiyatlandırma politikaları, teknik bilgiler veya ticari sırlar aktarması mümkündür.
Bu nedenle gizli kabul edilen bilgilerin kapsamı, bu bilgilerin hangi amaçlarla kullanılabileceği ve sözleşme sona erdikten sonra gizlilik yükümlülüğünün devam edip etmeyeceği açıkça düzenlenmelidir.
Sözleşmeye Aykırılık ve Fesih
Taraflardan birinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ortaya çıkacak sonuçların önceden belirlenmesi gerekir.
Geç ödeme, geç teslim, eksik teslim veya ayıplı mal gibi durumlarda uygulanacak cezai şart, tazminat veya diğer yaptırımlar sözleşmede düzenlenebilir.
Aynı şekilde sözleşmenin hangi durumlarda feshedilebileceği, fesih bildiriminin nasıl yapılacağı ve sözleşmenin sona ermesinden sonra devam edecek yükümlülüklerin neler olduğu da açıkça belirtilmelidir.
Sonuç
Uluslararası ticari sözleşmeler, yalnızca ticari anlaşmanın yazılı hale getirilmesi olarak görülmemelidir. Tarafların farklı ülkelerde bulunması, farklı hukuk sistemlerine tabi olması ve uluslararası ticaretin kendine özgü riskleri nedeniyle sözleşmelerin daha ayrıntılı ve öngörülü hazırlanması gerekir.
Özellikle uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme veya tahkim, teslim şekli, ödeme koşulları, gümrük yükümlülükleri, mücbir sebep ve fesih hükümlerinin açıkça düzenlenmesi, ileride ortaya çıkabilecek hukuki ve ticari uyuşmazlıkların azaltılmasına yardımcı olur.
Bu nedenle uluslararası ticari sözleşmelerin her somut ticari ilişkinin özellikleri dikkate alınarak hazırlanması önem taşımaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir.





Yorumlar